gündem

Bumerang - Yazarkafe

...

...
ORDAN ? BURDAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ORDAN ? BURDAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2014 Salı

Yeşiller Diyarı BURSA...

BURSA (1.bölüm)
(yeşiliyle beyazıyla)


Uzun zamandır tekrar gitmeyi çok istediğim yerdeydim.
İlk olarak Ulu Camii ye gittik.Cuma namazı zamanı olduğu için oldukça kalabalıktı.
Ulu Camii nin yanında bulunan kapalı çarşıda uzunca bir vakit geçirdik.Kuyumcu, konfeksiyon, süs eşyaları, ayakkabıcıların bulunduğu gerçekten çok nezih bir mekan. Sıcakkanlı  ve yardımsever insanların bulunduğu hoş bir çarşı ve oldukçada hesaplı bir çarşı (bayanların dikkatine :)




Çarşı gezintimiz bitmeden acıktığımızı anladık ve çarşı esnafına Bursanın meşhur iskenderini yiyebileceğimiz bir yer sorduk.verilen tek adres vardı.Çarşıdan çıkın yokuşun sonundan sağa dönün küçücük bir dükkan ve önünde sıra bekleyen insanlar vardır dediler ama mutlaka iskenderi orada yiyin dediler.


Kebapçı İskender...bizde onları dinledik ve dükkanı bulmaya çalıştık,gerçekten aradık yani :)) önünden geçmişiz haberimiz yok, çünkü daha büyük ve lüks bir yer bekliyorduk, tekrar sorduk ve önünde sıra bekleyen insanların olduğu bu küçücük dükkanı gösterdiler, hadi bakalım dedik ve aç aç gerçekten uzun bir zaman sıra bekledik.



Nasıldı diye soracak olursanız doğruyu söylemek gerekirse açıkcası o kadar beklediğime değmedi diye düşünüyorum.O mekanın müdavimleri belki bana kızabilir veya iskenderden anlamıyor diyebilirler ama benim ağız tadıma uymadı.Belki bu düşüncemde servisteki yetersizlikte etkili olmuştur.Bursadan ayrılırken özdilek tesislerinde yediğimiz iskender gerçekten lezizdi.
Eveeet karnımız doymuştu ve artık uludağ zamanı gelmişti ve hava yavaştan yavaştan çisildemeye başlıyordu.Hemen yola koyulduk ve Uludağ öncesi heybetli Uluçınar...

Çekirgeyi geçtikten sonra uludağ yolu üzerinde bulunan tarihi bir çınardır.Her biri ağaç gövdesi kalınlığındaki heybetli dallarıyla Bursa'yı adeta kucaklayan çınar, kentin anıt ağaçları arasında en çok tanınanı olarak boy gösteriyor.Çınarın dallarının altında çay bahçesi, restoran, market, hediyelik eşya dükkanları bulunuyor. İnkaya sakinleri, yaptıkları el işlerini, bahçesinde ya da tarlasında yetiştirdiği meyve ve sebzeleri de çınarın etrafında kurduğu tezgahlarda 
satıyor. 



Uludağdaki gezintimiz bittikten sonra önceden yer ayırttığımız şehir merkezine doğru inerken Çekirge Polisevine geldik.Tek kelimeyle mükemmel bir yerdi.Kalite, hizmet, temizlik, manzara, ikram, 5 yıldızlı otel havasındaydı.



Restaurantın camından Bursa


Akşam yemeğimizi canlı müzik eşliğinde polisevinde yedik.Hizmet ve İneğöl köfte mükemmeldi


Bursa dan Çanakkale ye geçerken bir kez daha iskender yiyelim dedik ve Bursa Özdilek tesislerinde konakladık, oldukça güzel bir restaurantı var, genişçe bir yeşilliğe bakan avm yeri, fiyatlar nasıl diye soracak olursanız gezdiğim onca  yerle kıyaslayınca özdilek in kendi avm si olduğu halde hiçte hesaplı değildi :))
ama iskenderi çok hoşuma gitti...






Bursada bir eski camii avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su,
Orhan zamanından kalma bir duvar
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar

Eliyor dört yana sakin bir günü
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
İçinde gülüyor bana derinden
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden

Ovanın yeşili göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilahisi
Bir zafer müjdesi burda her isim
Sanki tek bir anda gün, saat mevsim

Yaşıyor zihnini geçmiş zamanın
Hala bu taşlarda gülen rüyanın
Güvercin bakışlı sessizlik bile
Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle

Gümüşlü bir fecrin zafer aynası
Muradiye sabrın acı meyvası
Ömrünün timsali beyaz Nilüfer
Türbeler camiler eski bahçeler

Şanlı hikayesi binlerce erin
Sesi nabzım olmuş hengamelerin
Nakleder yadını gelip geçene
Bu hayalde uyur Bursa her gece

Her şafak onunla uyanır güler
Gümüş aydınlıkta serviler güller
Serin hülyasıyla çeşmelerinin
Başındayım sanki bir mucizenin

Su sesi ve kanat şıkırtısından
Billur bir avize Bursa`da zaman
Yeşil türbesini gezdik dün akşam
Duyduk bir musiki gibi zamandan

Çinilere sinmiş Kur`an sesini
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümle
İsterdim bu eski yerde seninle

Başbaşa uyumak son uykumuzu
Bu hayal içinde... Ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya bu renk
Havayı dolduran uhrevi ahenk

Bir ilah uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette
Belkide rüyası eski cedlerin
Beyaz bahçesinde su seslerinin

Ahmet Hamdi TANPINAR

23 Ağustos 2013 Cuma

insanı düzelttiğimde, dünya düzelmişti...(anlayana)

Adam, bütün bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı 
eline gazetesini alıp okumaya başladı ve 
"Bütün gün miskinlik yapacağım,beni bundan kimse alakoyamaz"
diye düşündü. Tam o sırada oğlu koşarak geldi, sinemaya ne 
zaman gideceklerini sordu. Adam, daha geçen haftadan oğluna 
sinema konusunda söz vermiş olduğunu anımsadı ancak
hiç dışarı çıkacak hali yoktu. Bir bahane uydurması gerekiyordu.
Gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritasını eline alıp
yırtarak küçük parçalara böldü ve;
"Eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim." 
dedi sonrada keyifle gazetesini eline alıp 
" Kurtuldum. En iyi coğrafya hocası bile bu haritayı 
akşama kadar düzeltemez" diye düşündü. 

On dakika sonra çocuk koşarak babasının yanına geldi.
"Babacığım, haritayı düzelttim. Artık sinemaya gidebiliriz değil mi?"
Adam kulaklarına inanamadı. Yerinden fırlayarak oğlunun odasına 
koştu. Gördüğü gerçek olamazdı, buna inanmak çok zordu...
"Bunu nasıl başardın?!" diye sorunca, çocuk gayet sakin 
bir şekilde yanıt verdi.
"Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan resmi vardı...
İNSANI DÜZELTTİĞİM ZAMAN, DÜNYA DA KENDİLİĞİNDEN DÜZELMİŞTİ.

19 Haziran 2013 Çarşamba

BİR SİLGİ OLSAYDINIZ....

Bir silgi olsaydın ne silmek isterdin.?

Hatalarını mı, yoksa kötü anılarını mı.....?
Yoksa başarısızlıklarını mı ?
Kalem olsaydın kimi eklemek isterdin hayatına.?
Seni dinleyecek birini mi..?
Sana küçük mutluluklar yaşatanları mı..?
Yoksa her daim yanında olanları mı..?
Şimdi durup bir düşün, neler eklemek isterdin....?
Neler silmek isterdin... ?
Silmek istediklerin mi çok....?

Yoksa eklemek istediklerin mi..?.
SÖYLE NEDERSİN...?

9 Mart 2013 Cumartesi

0850 ile başlayan numaradan arandım

0850  OYUNA GELMEYİN

0850'li numara kurnazlığı!
Firmalar 0850 ile başlayan numaraları kullanmaya başladı. Daha önce 444’lü numaraları kullanan firmalar bu numaraların ücretsiz de aranabilmesi sonrası başka bir uyanıklığa başvurdu.

0850’li numaralar cep telefonu hatları üzerinden aranıldığında paket dakikalardan düşünce cep telefonundan bu numaraları arayan vatandaşlara firmalar “Cep telefonları ile 0850’li numaralar aranamıyor, sabit hattan arama yapın.” diyerek vatandaşın sabit hatlardan arayarak vergiler dahil dakikası 14,59 kuruştan ücret ödemesine neden oldu.
 Firmaların uyanıklığı yine vatandaşın cebini vurdu. İl sınırlaması olmaksızın bağımsız bir numara isteyen kurum ve aboneler 0850 ile başlayan numaraları kullanmaya başladı. Hatta birçok firma artık çağrı merkezi olarak bu numaraya yönlendiriyor.
 444’lü Numaralar 0850’li Numaraya Yönlendiriyor
Daha önce 444′lü hatlardan hizmet veren çağrı merkezlerini aramak gsm de ve sabit telefonda her yöne dakikalarından düşüyordu. Hatta sabit hatlarda getirilen avantajlarla belli saatlerde bu numaraları aramak ücretsiz olunca firmalar hemen başka bir yol buldu. 0850’li hatları kullanmaya başladılar. Bu numaralar gsm operatörleri üzerinden aranırsa kullanılan paket hatlardan düşerken sabit hatlardan aranıldığında 14,59 kuruş üzerinden ücretlendiriliyor.

1 Ocak 2013 Salı

siz hangi NOKTALAMA İŞARETİ olmak isterdiniz?


[Resim: Noktalama-%C4%B0%C5%9Faretleri.jpg]


Hiç aklınıza geldi mi böyle bir soru ve cevabı...
hangi noktalama işareti olmak...
Ben taaki kızımın etüd merkezinde duyuru panosunda böyle bir yazıya denk gelene kadar hiç düşünmemiştim.
Oldukça ilgimi çekti ve birkaç kez okudum, acaba ben hangisi olurdum diye
ama
öncelikle sizlere sormak istiyorum
benim yanıtım ise yazının en altında :))

bir virgül  , mü olmak isterdiniz?
insanların hayatında hep nefes alıp vermesine yardım etmek için...

yoksa bir nokta . mı.??
son sözleri söylemek 
yada herşeyin bir sonu oldugunu belirtmek için...
ve ya bir başka cümlenin başlangıcını müjdelemek mi isterdiniz....
hayatı kısaltmak için mi nokta olurdunuz,
kaçıncı sırada bitirdiğinizi söylemek için mi??

üç nokta ... mı olmak isterdiniz?
söyleyecek şeyler bulamadığınızda belirsizliğinizi desteklemesi için...

iki nokta üst üste :­­ olup sürekli açıklama mı yapmak isterdiniz?

uzun çizgi _ olup sürekli kafa mı şişirirdiniz?

soru işareti ? olup hep soru mu sorardınız?

parantez () mi olurdunuz herşeyi ayrıca açıklamak için?

tırnak işareti " olup başkalarından alıntı yaparak mı yaşardınız hayatınızı??

yoksa

kesme işareti ' olup birilerine bağlı olarak mı?

denden "  mi olurdunuz yoksa?
kişileri taklit ederdiniz yani....

eğik çizgi / olup ayırır mıydınız kimseyi,düşman olmasalar bile?

düzeltme işareti ^ olup düzeltir miydiniz herkesi;
ilk önce kendinizi düzeltmeniz gerekirken....

yoksa

 noktalı virgül ; olup bazı şeyleri sonlandırmak yada sonlandırmamak arasında mı kalırdınız...

ünlem !  işareti mi olurdunuz?
herşeyi şaşırarak bakmayı adet edinip...
yada kızıp sevinip heyecenlanır mıydınız herşeye???

 kısa çizgi - olup hep mesafe koyardınız herkese...

ne olmak isterdiniz?
dönüp bakın şöyle bir hayatınıza...
hangi noktalama işareti olarak yaşamışsınız?
yada yaşıyorsunuz?


Ben..evett ben üç nokta olmak isterdim...Fakat söyleyecek söz bulamadığım için değil,söyleyecek çok şey varken sustuğum için...



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...