neler neler var mış?

18 Kasım 2009 Çarşamba

 
::::::::::EVLİLİK AĞACI:::::::::: 
Yeni evli bir çift vardı.
Evliliklerinin daha ilk aylarında,
bu işin hiç de hayal ettikleri gibi
olmadığını anlayıvermişlerdi.

Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi.
Son zamanlarda o kadar sık olmasa da,
evlenmeden önce sık sık birbirlerini
çok sevdiklerine dair ne kadar da
dil dökmüşlerdi.

Ama şimdilerde, küçük bir söz,
ufak bir hadise aralarında orta çaplı
bir kavganın çıkasına yetiyordu.

Bir akşam oturup ilişkilerini
gözden geçirmeye karar verdiler.
Her ikisi de, boşanmayı
istememekle beraber, işlerin böyle
gitmeyeceğinin farkındaydılar.

Erkek, "Aklıma bir fikir geldi" dedi.
"Bahçeye bir ağaç dikelim ve eğer
bu ağaç üç ay içinde kurursa boşanalım.
Kurumaz da büyürse bunu bir daha
aklımızdan geçirmeyelim.
Bu süre içinde de
ayrı ayrı odalarda kalalım."

Bu ilginç fikir
hanımının da hoşuna gitti.
Ertesi gün gidip
bir meyve fidanı aldılar ve
birlikte bahçeye diktiler.
Aradan bir ay geçti.
Bir gece bahçede karşılatılar.
Her ikisinin de elinde
içi su dolu birer bidon vardı.

12 Kasım 2009 Perşembe


PATLICAN
KIYMA
DOMATES
BİBER
KURU SOĞAN
SALÇA
MAYDONOZ
SIVIYAĞ
TUZ , KARABİBER, KİMYON





Patlıcanları alaca soyarak yarım saat tuzlu suda  bekletip yıkayalım ve kurulayalım.
Kızdırılmış sıvı yağda arkalı önlü hafifçe kızartalım. Kızaran patlıcanları fırın tepsimize alalım.
 Karın kısımlarını bıçakla uzunlamasına keselim.

Tavaya yağımızı koyalım ve Soğanlar pembeleşene dek kavuralım. Kıymayı ekleyip 5 dk  daha kavuralım. Küp küp doğranmış domatesleri ve küçük doğranmış sivribiberleri de ekleyip suyu çekilene dek kavurmaya devam edelim. Tuzunu, biberini katıp,ocağın altını söndürelim ve kıyılmış maydanozu ekleyelim.

Hazırladığımız harcı daha önceden yaptığımız patlıcanların içine dolduralım
dilimlenmiş domates ve biberlerle süsleyip, salçalı su katıp fırına koyalım

AFİYET OLSUN, HADİ BUYRUN

10 Kasım 2009 Salı





Latife Hanım'ın Atatürk'ün ölümünün ardından 11 Kasım 1938 günü Bern'deki bir hastane odasından Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye yazdığı orijinal mektubun tam metni şöyle:
General İsmet İnönü/Ankara Çok aziz ve muhterem Şefim, Bu sabah, aylardan beri yattığım bir hastahane odasında, mutad üzere gelen gazeteleri görünce beynimden vurulmuşa döndüm. On üç senedir çektiğim azabı bütün vicdanıyla tartmış, beni her suretle korumuş olan zatı devletinizin, bu büyük felaketle ne kadar sarsıldığımı tahmin buyuracağına eminim. Şu anda, beni, millet ve memleket adına müteselli eden, O'nun taşıdığı ağır mesuliyetin sizin omuzlarınıza yüklenmiş olmasıdır. Size ne derin bir samimiyetle hitabettiğimi bilirsiniz. Bütün merbutiyetimle daima muvaffakiyet, sıhhat ve uzun ömür dilerken, bu kanatları kırık ve hasta kızınızı şefkat ve himayenizden mahrum etmemenizi rica eder, mübarek ellerinizden öperim. Latife... Adres: F. Sadık Lindenhofspital Bern-Suisse”

03 Kasım 2009 Salı



Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düsündü. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Baba oğluna söz vermişti bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu.
Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim dedi. Sonra düsündü; oh be kurtuldum en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez.
Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi ve baba haritayı düzelttim, artık sinemaya gidebiliriz dedi. Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hayretler içinde kaldı ve bunu nasıl yaptığını sordu.
Çocuk şöyle cevap verdi :
Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı.
İNSANI DÜZELTTİĞİM ZAMAN DÜNYA KENDİLİĞİNDEN DÜZELMİŞTİ.

30 Ekim 2009 Cuma


Tarihi ve Kültürel yönleriyle Türkiye - Almanya İlişkileri adlı Avrupa Birliği Projesi kapsamında açılan
"Türkiye-Almanya Kültür Köprüsü" adlı fotoğraf sergisi Almanya da çekilmiş olan 36 adet fotoğraftan oluşmaktadır.

Sergi ilk olarak Selçuk Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde
Avrupa Birliği Sempozyumu açılışı ile birlikte
Konya Valisi NEZİH ERDOĞAN,
Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. SÜLEYMAN OKUDAN ve
Freie Üniversitesi'nden Prof. Dr. CLAUS SCHÖNİG tarafından yapılmıştır.


Proje Koordinatörü RAMAZAN ÇALIK ile METİN KASIM
-.-.-.-.-.-.-.-.-.-


Almanların ilgisi büyüktü
-.-.-.-.-.-.-.-.-.-.-





Sergi hazırlığı yaparken eşimin öğrencilerine yardımlarından dolayı teşekkürler





Konya Selçuklu Belediyesi Eski Belediye Başkanı
ADEM ESEN sergiyle ilgili düşüncelerini yazarken

29 Ekim 2009 Perşembe


26 Ekim 2009 Pazartesi


ESRADAN 2 YAŞINDA

BUGÜNE KADAR BENİ YALNIZ BIRAKMAYAN
HER DAİM DESTEKLERİYLE YANIMDA OLAN ARKADAŞLARIMA
ÇOK TEŞEKKÜRLER...

25 Ekim 2009 Pazar




Köln-Ren Nehri

Berlin- Türk Şehitlik Anıtı


Frankfurt- Gelnhausen


Berlin-Türk Şehitlik Camii


Bielefeld- Türk Mezarlığı



Berlin- Federal  Parlamento


Köln-Ren Nehri


Berlin



Heidelberg- Ren Nehri

LinkWithin