gündem

Bumerang - Yazarkafe

...

...
BERLİN -BRÜKSEL -PARİS - ALMANYA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BERLİN -BRÜKSEL -PARİS - ALMANYA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2012 Cumartesi

BRÜKSEL & BELÇİKA



Brüksel, Belçika'nın başkenti. Birkaç yüzyıl önce bataklığın kurutulması sonucu ortaya çıkmış bir şehirdir,

adı bataklığın içindeki yerleşim yeri anlamına gelir.

Nüfusun çoğunluğunun ana dili Fransızca.Flamanca konuşan bir kısım da bulunuyor. Her iki dil de resmi dil olarak kullanılıyor.

Grand Palace (Büyük Meydan)
Belçika'nın en çok ilgi çeken yerlerinden bir tanesidir. Bu meydan Belçika'nın merkezi olarak kabul edilebilir.Belediye binası,Şehir müzesi gibi eserler bu meydanda toplanmıştır.


Atomium: 
Atom çekirdeğinin 102 metre yüksekliğindeki bu figürü, modern Brüksel'in simgelerinden biri sayılıyor. Atomium'un yemyeşil bir parkta olması da bu yapıyı görmek için ayrı bir neden oluşturuyor. Üstelik bu çekirdeğin toplarına çıkıp Brüksel'i seyredebilirsiniz.


Belçika patatesi
Belçika nın en önemli yiyeceği patatestir. Her restorantta farklı pişirilmiş 200 den fazla çeşidini görebilirsiniz.Bu 200 çeşit patates nasıl oluyor derseniz,patatese kattıkları her baharatı tek olarak katıyorlar ve bunları sayıyorlarmış :)) mesela reyhan katıp kızartıyorlar,nane katıp kızartıyorlar,zencefil katıp kızartıyorlar v.s v.s veeeeeee elbette böylece tarifler 200 ü aşar bile...dimi ama :))
Tabii biz doğal patates kızartmasını seçtikki patatesin lezzetini sade olarak tadalım diye.

Belçika çikolatası: Tadına bakmadan dönmeyeceğiniz bir lezzet. Türkiye'de de adı ve tadı ile çok ünlü olan "Neuhaus" marka çikolatalar Belçika'dan ithal ediliyor ve bu çikolataların tadına anavatanında bakmanızı tavsiye edebiliriz. Özel bir hamurdan yapılan ve içinde bu enfes çikolataların her çeşidini bir arada bulabileceğiniz waffle'in tadına bakmadan dönmeyin
Manneken-pıs: 
Brüksel'in sembolü Manneken Pis heykeli 1619 yılında yapılmış olan "İşeyen Çocuk" heykelidir.Yapılış nedeni ile ilgili olarak sayısız efsanelere konu olmuştur. Belçika'nın simgesi olarak gösterilen bu heykelin ziyaretçiler tarafından ilgi görmesinin bir nedeni ise heykelin belli zamanlarda değiştirilen kıyafetleriymiş :))



Ünlü çizgi roman karakteri Tenten'in de doğduğu kent olan Brüksel'i gezerken gerçekten inanılmaz keyif alacaksınız, kendinizi masallar diyarındaki prenses gibi hissediyorsunuz, tarihi ve mimarisiyle o kadar otantik bir şehir ki, her yolun sonunda üstteki fotoğraftaki gibi şato tarzı yapılar karşılıyor sizi...binalar sizi çepeçevre sardığı halde sizi boğmuyor...
imkanı olanlar için mutlaka görmeye değer bir yer.


2 Ocak 2011 Pazar

Kimileri için bir başyapıt
Kimileri için ise sadece bir demiryığını

Bu yaz gezdiğim yerlerden biri de Paris ti...
Yukarıda da söylediğim gibi acaba muhteşem bir başyapıt mı...?
yok saa sadece bir paslı demir yığını mı...?
bu herkes için farklı olabilir, gidip görmeden önce Paris Paris...muhteşem bi yer olmalı diye düşünüyordum, kötü mü peki ? Hayır ama rüyaları süsleyecek kadar da muhteşem değil açıkcası, orada yaşayan insanların 
- binlerce insan bunu görmeye geliyorlar, işte paslı bir demiryığını...
dedikleri bir görsellik bu
şimdi biraz geçmişinden bahsedelim mi?
 Eyfel Kulesi 1887 ile 1889 yılları arasında Gustave Eiffel'in firması tarafından, Fransız Devrimi'nin 100. yıl kutlamaları çerçevesinde inşa edilmiştir. Aslında Eyfel Kulesi'nin mimarı Gustave Eiffel değil, İsviçreli Maurice Koechlin'in siparişi üzerine tasarlayan Stephen Sauvestre'dir. Eyfel Kulesi'nin, 7.739.401 Frank 31 Sent tutan inşaat masrafları, Gustave Eiffel'in tahminlerinin 1 milyon frank üstündedir. 1889 yılındaki açılış tarihden önceki 5 ayda 1,9 milyon kişi ziyaret edince, yıl sonuna kadar toplam masrafın 3/4'ü çıkartılmıştır. Böylelikle Eyfel Kulesi, daha başından, kazanç sağlayan bir şirket görünümüne bürünmüştür. 3.000 işçi 26 ay boyunca 18.038 adet demir parçayı 2,5 milyon perçinle bir araya getirmiştir. Hiç ölüm vakası yaşanmamış olması, o günün şartlarında şaşırtıcı bir durumdur.
 Bilet alınan gişenin bulunduğu ayaklarından birinin altındaki EIFFEL in büstü.
Ayrıca bilet fiyatlarıda 13.10 euro
Kamuya açık platformlar 57 m, 115 m ve 276 m yükseklikte bulunur.
İlk kat için 5 Euro, ikinci kat 9 Euro,
Kulenin 3. ve en üst katına   276m  çıkabilmek için kişi başı 13.10 euro 
Eıffel e çıkış için sıra bekliyoruz :((    biletlerinizi şu an beklemekte olduğumuz Eıffel in tek ayağınn altıa açılmış gişede alıyorsunuz,eee oraya kadar gitmişken fırsatı değerlendirdik...


1665 basamaklı kulenin ilk iki katında dünyaca ünlü aşçıların olduğu lokantalar bulunuyor. Tabi burada yemek yemeyi aklınızdan bile geçirmeyin yüklü bir servete sahip değilseniz.

Ancak bu arada Eyfel Kulesi, onu bir utanç lekesi olarak gören Paris halkının tepkisini de çekmiştir. Bazı sanatçılar devasa bir sokak lambasına benzetirken, bir fabrika bacası gibi Paris'in görsel itibarını zedeleyeceğini ileri sürmüşlerdir. Böylelikle devrin sanatçı ve edebiyatçı çevresinde bir kampanya başlatılmış, bu kampanya süresince ünlü sanatçıların imzaladığı bildiriler dağıtılmıştır. Ünlü romancı Guy de Maupassant'ın kuleden nefret ettiği ama her öğle yemeğini de oradaki lokantada yediği görülünce, "Ne yapayım kuleyi göremeyeceğim başka bir yer yok" cevabını vermiş. Ünlü kadın casus Mata Hari'yi yakalamak için kuleden faydalanılmıştır. Hitler yenilip de, müttefikler Paris'e yaklaşınca, Hitler General Dietrich von Choltitz'e hem kuleyi, hem de tüm Paris'i yıkmasını emretmiş ama general 'Tarihe Eyfel kulesini ve Paris'i yıkan adam olarak geçmek istemiyorum" diyerek, emre karşı gelmiş.
Bugün ise Eyfel Kulesi, Dünya'nın en güzel mimari yapılarından biri olarak kabul edilir. Parisliler onu Demir Bayan olarak adlandırırlar.

 Paris te gezerken dikkatimi çeken şeyler ise en önce neredeyse beyaz dan çok zencilerin olmasıydı,son derece lüx otomobillerin darbeli olması,çünkü inanın abartmıyorum neredeyse bir futbol sahası büyüklüğünde kavşaklar var 10 ayrı koldan yolları var ama trafik ışıkları yok,sürücülerin sağa sola bakma kavramı yok, Fransızlar son derece nazik insanlar, gezerken yaşadığımız en büyük sorun ise yemek oldu :)) ,aç kalmadık ama hiçte lezzetli bulduğum yiyecekleri olmadı, aklınızda bulunsun şayet gitmeye karar verirseniz mutlaka otelinizi internetten ayırıp gidin,oraya kadar gidince yer bulurum gibi bi kavram yok onlarda,neyseki biz bu konuda uyarılmıştık, netten ayırıp gitmiştik...kaldığımız otel ise üstteki foto


27 Kasım 2010 Cumartesi


Sitemi ziyaret edipte bu başlığı gören arkadaşlarım >PARİS e GİTTİNDE MEZARLIKMI GEZDİN< diyebilirler.Eveeet mezarlığı gezdim,Paris e gitmeden önce nereleri gezmeden dönmemeliyim diye bir ön araştırma yaptım ve ilk on arasındada ünlülerin bulunduğu bu mezarlık hakkında bilgi edindim, bana göre gerçekten gezilmesi gereken bir yer. Burası mezarlıktan çokk kişilerin küçük şatolarının bulunduğu, heykellerin, süslerin bulunduğu bir yerr, sizde gezmek isterseniz buyrunn.

porte prıncıpale
5 kapısı bulunmaktadır mezarlığın,bu kapı ana kapısıdır
 
Père-Lachaise Mezarlığı (Fransızca: Cimetière du Père-Lachaise), Paris’teki en büyük (43,93 hektar) ve dünyadaki en ünlü mezarlardan biridir. Paris’in 20. bölgesinde bulunan mezarlık ünlü simalara da yer veriyor.
Bu mezarlık, 1. Napoleon tarafından 1804 senesinde kurulmuş, o zamanlar şehrin çok dışarısında olduğu için pek tercih edilmeyen bu mezarlığın yöneticileri, çareyi ünlü Fransız şair La Fontaine ve ünlü oyun yazarı Moliere’in mezarlarını burayı taşımakta bulmuşlar. Bu işlemi yaptıktan sonra insanlar cenazelerini bu mezarlığa defnetmeye başlamışlar.

 OSCAR WİLDE
AHMET KAYA

 HONORE DE BALZAC

















Merci Gilbert  şarkıcı ve aktör “Monsieur 100.000 Volts” ismiyle biliniyormuş




LA FONTAINE
 Mezarlık o kadar büyükki, gerçekten gezmesi ve incelemesi çok zaman alan bir mekan, şansımıza Allahtan hava çook güzeldi, kapıdan içeri girdiğinizde size gezmenize yardımcı olacak bir broşür veriyorlar ve 
çok sayıda güvenlik görevlisi mevcut,genelde araçlarla kontrol ediyorlar etrafı.
Farklı kültürleri ve yabancıların ölülerine bile ne kadar çok değer verip,onlarla nasıl ilgilendiklerinin görülmesi açısından gerçekten görülmeye değer bir yer...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...