gündem

Bumerang - Yazarkafe

...

...

19 Mart 2014 Çarşamba

MERSİN ~~Tarsus


KLEOPATRA’NIN ANTONIUS İLE BULUŞTUĞU,

Geleneksel anlamda hikâyeye göre Ashab-ı Kehf denilen gençler, bugün yeri konusunda çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan altısı sarayda görevli, hükümdara yakın kimselerdi ve hükümdarın müşavere heyetindeydiler. Onun sağında ve solunda bulunurlardı. Sağındakiler Yemliha, Mekselina ve Mislina idi. Bunlara “Ashab-ı Yemin” denmiştir. Hükümdarın solunda bulunanlar ise, Mernuş, Debernuş ve Şazenuş'tur. Bunlara da “Ashab-ı Yesar” denmiştir.
İmparatorun putperest olduğu, putperestliği kabul etmeyen bazı insanları yakalatıp öldürtüğü ve bir ihbar üzerine saraydaki putperest olmayan gençlerin durumlarını öğrendiği anlatılır.
  Anlatıldığına göre hükümdar onları çağırıp tehdit etti, onlar inançlarından ayrılmak istemediler, aksine Dokyanus’u inançlarına davet ettiler. Hükümdar onların eski günlerine dönmeleri için zaman tanıdı. Gençler de inançlarını korumak için şehre yakın bir dağ yönüne gittiler. Yolda giderken Kefeştetayyuş ismindeki bir çoban onların inancına katıldı ve yedincileri oldu. Çobanın köpeği Kıtmir de onlara katılıp, arkalarından takip etti. Dağa yaklaştıklarında çobanın gösterdiği bir mağaraya girdiler. Mağarada dua ederek merhamet dilediler. Kur'an'daki Kehf suresinin 10. ayetinde bu kişilerin duaları 
anlatılır.

Hikâyenin devamına göre hükümdar Efsûs (Efes)'a gelip, onları sorar. Kaçtıklarını haber alıp saklandıkları mağarayı öğrenince adamlarıyla mağaraya gider ve mağaranın ağzını onları öldürmek maksadıyla kapattırır. İnanca göre gençler ölmez, yüzyıllar boyunca uyumaya devam ederler. Sonunda ise ilahi bir şekilde uyandırırlar. Ne kadar süre kaldıkları tam olarak bilinmemekle birlikte Kehf suresine göre süre 309 senedir.
Ashab-ı Kehfin uyandıklarında geçmiş olan zamanın farkında olmadıkları belirtilir. Bunlar şehre gidip yiyecek getirecek kimsenin (Yemliha’nın) kılık değiştirerek halini kimseye bildirmeden gidip gelmesini uygun görürler. Yemliha, bunu kabul edip şehre geldiğinde çok değişmiş bir şehir bulur. Farklı yorumları mevcut olan bir hadiseyle bu kişi geçen zamanın farkına varır ve o zamanın hükümdarının yanına götürülür. İnanca göre bu hükümdar gençlerin dinindendir. Başlarından geçenleri hükümdara anlatır. Daha sonra gidip arkadaşlarına haber verir. Daha sonra tekrar hepsi uykuya dalarlar.

KEHF SURESİ




  • Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır” demişlerdi.
  • Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını kapattık.
  • Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.
  • .Hani onlar aralarında onların durumunu tartışıyorlardı. “Onların üstüne bir bina yapın, Rableri onların halini daha iyi bilir.” dediler. Duruma hakim olanlar ise, “Üzerlerine mutlaka bir mescit yapacağız.” dediler.
  • Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: “Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir.” diyecekler. Yine, “Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir.” diyecekler. Şöyle de diyecekler: “Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir.” De ki: “Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. ………….
  • Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler. (18 : 9 - 25)

  • İlgimi çeken şeylerden biri mağaranın içinde bulunan taşın üzerine yatan,ağrıyan bölgelerini taşa süren insanlar ve yedi uyurların uyudukları bölge demir parmaklıklarla çevrilmiş ve özellikle çocuk sahibi olamayan insanların beşik yapıp oralara bağlamalarıydı.



  • ST.PAUL KUYUSU



    St.Paulus MS 3 yılında Tarsus'da doğmuş ve babasının mesleği olan çadır bezi dokumacılığı yapmıştır. Musevi Roma vatandaşı olan Aziz, ilk öğrenimini Tarsus'da,yüksek öğrenimini Kudüs'de tamamlamış, daha sonra isa'nın Havarisi olmuştur.Tarsus'da S.Paulus'un doğduğu ve yaşadığı ev olarak bilinen yapı kalıntısının ortasında bulunan kuyunun suyu, halk arasında şifalı olarak bilinir. Bazı Hristiyanlar, Hacı olmak için Kudüs'e gitmeden önce Tarsus'a uğrayarak StPaulus'un kuyusundan şifalı ve kutsal suyu içerler. Bu nedenle StPaulus kuyusu, Hristiyanlarca önemli
    bir ziyaret merkezidir.
      


    ŞAHMERAN
    Şahmeran fransızca bir kelime olup yılanların şahı anlamına gelen Şah-ı maran'dan geliyor. Baş kısmı insan olan ve yılanla insanın birleşmesinden meydana gelmiş doğa üstü bir yaratık olarak bilinmektedir. Yılan figürleri genel olarak kötülük  ve uğursuzluğa bağlansada, insan başlı şahmeran doğurganlığı ile bereket ve bilgeliğin temsilcisi olmuştur. Anadolu'da uğur getirmesi için şahmeran resimleri kadınlar tarafından odaların duvarlarına asıldığı bilinmektedir.
     Efsanenin  bir anlatılış şekline göre de Tarsus beyi dermansız bir hastalığa yakalanmıştır. Derdini çözmek için gelen bütün hekimler çaresizlik içinde kalmış, ellerinden hiçbirşey gelmemiş. Tarsus beyini tedavi etmeye gelen hekimlerden biri, bu hastalığının dermanının misis kalesinde bulunan Şahmeran'ın gözlerini yemek olduğunu söylemiş.Bu durum üzerine Tarsus beyinin bütün adamları Tarsus'u dolaşarak Şahmeran'ı aramaya başlamışlar. Tarsus beyinin durumu her geçen dakika dahada kötüye gidiyormuş.Bir gün daha önce hayatını kurtardığı biri, Şahmeran'a ihanet ederek onun hamamda saklandığı söylemiş. Şahmeran'ın yerini öğrenen beyin adamları yılanların efendisini hamamda yakalayıp hemen orada öldürmüş ve Şahmeran'ın gözlerini Tarsus beyine yedirmişler. Tarsus beyi şahmeranın gözlerini yerken beraber iyileşmiş.
    Ancak kaledeki yılanlar şehri basarak bütün halkı zehirleyerek öldürmüşler. İşte bu hamamın adı da o zamandan beri Şahmeran hamamı olarak kalmıştır


    Gerekli ayrıntılara BURADAN bakabilirsiniz.






    Hz. Danyal (a.s) ın Hz. Allah (c.c) tarafından verilen özel hallere sahip olmaktaydı. Bunlardan birisi yapılan duaların kabulü ve özellikle de burada Bereket oluşmasıdır. Danyal (a.s) ın, ünvanı Bereket peygamberine çıkmış olması ona verilen mucizelerdendir.

    Ve Tarsus a kadar bu ünün haberi ulaşmış ve zamanın yöneticisi tarafından Kıtlık yaşanması nedeni ile Davet edilmişti. Tarsus’a gelmesi ile Bereket olmuş ve bundan dolayı da Tarsus’lular Danyal (a.s) sahip çıkmış ve gitmemesi için ikna etmişlerdi.
    Vefat edinceye kadar da burada 
    kalmıştır.




    Ramazanoğlu Beyliği döneminde Piri Paşa’nın oğlu İbrahim Bey tarafından 1579’da yaptırılmıştır. ilk işlevi aslında bir imarettir, yani aşevidir. 1950'lerin başında ise Beyaz Çarşı adıyla hizmet vermeye başlamıştır. 









    Bugün ise geçirdiği esaslı bir restorasyondan sonra genelde turistik eşya satılan özel bir konuma sahip olmuştur.





    TARSUS EVLERİ


    Tarihin derinliklerinde taş sokaklarda yürürken kendinizi geçmişin atmosferinde hissedeceksiniz.



    Mersin'in Tarsus ilçesinde şehrin sembollerinden olan Tarihi saat kulesi 116 yıldır orijinal haliyle zamana ve tarihe tanıklık ediyor.Yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki 62 basamaklı saat kulesi sekizgen bir kaidenin üzerinde yükseliyor. Yukarı kısmında, minarelerin şerefesine benzeyen demir parmaklıklı bir balkon bulunan saat kulesinin en üst bölümünde 4 yönde birer saat kadranı yer alıyor. Saatlerin üzerinde insan yüzüne veya "mask" denen şekle benzeyen süsler bulunuyor.

    Bunların dışında Tarsus; Dünya’da ilk kanalizasyon sisteminin uygulandığı, ilk üniversitelerden birisinin kurulduğu, Türkiye’de ilk hidroelektrik santralinin kurulduğu ve ilk elektrik enerjisinin üretildiği “ilkler” şehridir.
    Tarsus’ta gezdiğiniz yerlerde birçok efsaneyle karşılaşırsınız. 300 yıl bir mağarada uyuyan “Yedi Uyurlar”, Kralın kızına aşık olup hamamın kubbesinden yıkanan kızı seyrettiği için öldürülen “Şahmeran”, Roma mabedinin olduğu yerde, hükümdara kızan peygamberin vurduğu tekmeyle savrulan sarayın “Donuktaş” denilen yere düşmesi gibi mantığa uymayan efsanelere inanıp inanmamak  tabii ki size kalmış.


    2 yorum:

    Yusuf ve Yunus`un annesi dedi ki...

    Ne guel bır yazı olmuş. Yedı uyurlarla ılgılı geçenlerde yıne karsılasmıstım bu konuyla bır kac bılım adamı amelıyatlarda kullanılan metabolızmanın yavaşlamasını sağlayan tıbbı bır malzemenın ozellıkle dağlarda bulunudugu ve 7 uyurların da bır dağda uyuduklarının tevafugu uzerıne konuşmuştu.

    Dıger konular da cok güzel paylaısm ıcın teşekkürler Tarsus mutlaka zıyaret edılmelı demek

    Sema dedi ki...

    hatay çok güzelmiş,
    Bloğunuz çok güzel takibe almak istiyorum ama izleyiciler kısmı aktif değil.



    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...