gündem

Bumerang - Yazarkafe

...

...

14 Temmuz 2008 Pazartesi

Elması,hanları,kralları ve mezarlarıyla,Yeşilırmak vadisinde antik İpek yolu güzergahında olan en güzel kentlerimizden biridir.

Güzelce Kız, bir kral kızıdır. Dünyalar güzelidir. O kadar güzeldir ki; görenler dayanamaz, yıldırım düşmüş gibi kendilerinden geçerler. Bu yüzden genç kız, hep peçeli gezer, güzel yüzünü kimseye gösteremez.
Artık zamanı gelmiştir diye düşünen babası, dört bir yana haberciler çıkarır kızını evlendirecektir ama kim kızının peçesini açıp güzelliğine dayanır, onu dünya gözüyle seyredebilirse kızını ona verecektir.
Bu çağrıya yedi iklim, dört bucaktan şehzadeler, vezir çocukları, dünya zenginleri, yiğitler, bilginler, kısacası gençliğine, bilek gücüne güvenenler dört nala Amasya’ya gelirler.
Amasya meydanında kurulan özel bölümde bulunan Güzelce Kız bekleyedursun. Kendine güvenen delikanlılar cesaretlerini toplayamaz, yanına yaklaşan ise peçesini kaldırmak istediğinde eli titrer, dizlerinin bağı çözülür. Bu sahneler günlerce devam eder. Bir gün fakir mi fakir, ama yiğit mi yiğit, gerçekten güzel, alımlı bir delikanlı “Ben de şansımı denemek istiyorum!” diye destur alıp tahtın yanına yaklaşır. Herkesin şaşkın bakışları arasında hiç vakit geçirmeden Güzelce Kız'ın peçesini kaldırır. O an öyle bir elektriklenme olur ki, bir aydınlanma, bir alev, bir ateş sarar etrafı. Kimse ne olduğunu anlayamaz. Meydanda bulunanlar korkudan yerlere kapanır. Sonra, sonsuz bir sessizlik içinden kömür kesilir iki genç, yan yana uzanmış şekilde.
İki gencin cesedi, şehre yakın yerdeki bağ ve bahçelikler yanında bulunan kaya mezar içinde iki ayrı odaya gömülür. Bu kaya mezarının dışı güneşle birlikte Güzelce Kız’ın yüzü gibi parlamaya başlar. Bu parlaklığından dolayı da, daha sonra kaya mezarın adı " Aynalı Mağara" diye ünlenir.

22 Haziran 1919 tarihinde yayınlanan Amasya Genelgesi ile Milletin İstiklâlini Yine Milletin Azim ve Kararı Kurtaracaktır denilerek Milli Mücadele burada fiiliyata geçirilmiştir. Bu itibarla, Amasya, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda da ilk önemli adımın atıldığı yer olmuştur.


Yalı boyu,Yeşilırmak

Saat Kulesi

Sultan 2.Beyazıt Külliyesi'nde ki bu çınar ağacı 1485'te dikilmiş.
çevresi 9 metre
çap 2.30 metre
gövde 2.30 metre
yıldırım düşmesinden dolayı ağaç içerisinde 5 metrelik oyuk oluşmuş.

Amasya nın en ünlü efsanesi olan

Ferhat İle Şirin Efsanesi
Ferhat, nakkaşlık yapan, Şirin’e sevdalı yiğit bir delikanlıdır. Saraylar süsler, fırçasından dökülen zarafetin Şirin’e olan duygularının ifadesi olduğu söylenir.
Amasya Sultanı Mehmene Banu’ya, kız kardeşi Şirin için, dünürcü gönderir Ferhat. Sultan; Şirin’i vermek istemediği için olmayacak bir iş ister delikanlıdan. “ Şehir'e (Amasya'ya)suyu getir, Şirin'i vereyim” der, demesine de su, Şahinkayası denen uzak mı uzak bir yerdedir.
Ferhat'ın gönlündeki Şirin aşkı bu zorluğu dinler mi?
Alır külüngü eline, vurur kayaların böğrüne böğrüne. Kayalar yarılır, yol verir suya. Zaman geçtikçe açılan kayalardan gelen suyun sesi işitilir sanki şehirde.
Mehmene Banu, bakar ki kız kardeşi elden gidecek, sinsice planlar kurarak bir cadı buldurur, yollar Ferhat’a. Su kanallarını takip edip, külüngün sesini dinleyerek Ferhat’a ulaşır.
Ferhat’ın dağları delen külüngünün sesi cadıyı korkutur korkutmasına da, acı acı güler sonra da. “Ne vurursan kayalara böyle hırsla, Şirin'in öldü. Bak sana helvasını getirdim” der. Ferhat bu sözlerle beyninden vurulmuşa döner.
“Şirin yoksa dünyada yaşamak bana haramdır” der. Elindeki külüngü fırlatır havaya, külüng gelir başının üzerine bütün ağırlığıyla oturur. Ferhat'ın başı döner, dünyası yıkılmıştır zaten “ŞİRİN !” seslenişleri yankılanır kayalarda.
Ferhat'ın öldüğünü duyan Şirin, koşar kayalıklara bakar ki Ferhat cansız yatıyor. Atar kendini kayalıklardan aşağıya. Cansız vücudu uzanır Ferhat'ın yanına.
Su gelmiştir, akar bütün coşkusuyla, ama iki seven genç yoktur artık bu dünyada. İkisini de gömerler yan yana. Her mevsim iki mezarda da birer gül bitermiş, sevenlerin anısına, ama iki mezar arasında bir de kara çalı çıkarmış. iki sevgiliyi, iki gülü ayırmak için.

5 yorum:

Suppruss Takı dedi ki...

bu aralar blog düzenlemeleri sebebiyle iadei ziyarete hemen gelemedim esra yorumun için çok teşekkür ederim blogundaki fotoğraflar çok güzel TÜRKİYE mizin dağı, taşı, toprağı, suyu dört bir yanı çok güzel sevgiler

http:supprusstaki.blogspot.com
http://supprussceyiz.blogspot.com

ESRADAN dedi ki...

teşekkürler suppruss,her zaman beklerim.

Şükran Altun BATTAL;) dedi ki...

Sözde bizde gezdik oraları lakin efsaneler senden harikasın!

Güzel izlenim ve görüntüler tebrikler canım;)

ESRADAN dedi ki...

sevgili şükran hanım,gezdiğim yerlerden çok beni hikayeleri etkiler,arabamızda bir gezi kitabımız vardır,daima yanımızdadır,gideceğimiz yerlerin önceden önemli ve görülmeye değer yerlerini okurum,bilinçli bir şekilde gezmeye çalışırım,böylece tüh ben orayı neden görmedimi az kullanmak isterim,tavsiye ederim,iltifatınıza da teşekkürler arkadaşım

fatma48 dedi ki...

Aydan geceyi, güneşten gündüzü var eden, inciyi midyenin midesinde, balı arının
peteğinde var eden, yağmurdan baharı, topraktan çiçeği var eden, kalbimizi
yoktan
var eden Rabbimiz''e hamd olsun ..
Allah''ım! Kalbimize nakşettiklerin için sana şükrediyoruz.
Acıların karşılığında cenneti sunduğun, günahlarımızı rahmetinle affettiğin,
sevgiyi
bize verdiğin için, sana şükürler olsun.
Allah Tüm Müslümanları bu zor imtihanda başarıya ulaştırsın inşaAllah.

Cumanız Mübarek olsun

arkadaşım



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...